ÜÇ NASİHAT
| RADYO TİYATROSU |

Sesli Kitap Açıklaması

Radyo Tiyatrosu, Ömer Seyfettin, Üç Nasihat eserinde İstanbul’a iş bulup para kazanmak için gelen Durmuş’un hikâyesini anlatıyor. Durmuş, öküzlerinden biri ölünce tarlasını süremez. İlk aklına ise para kazanmak için İstanbul’a gitmek gelir. Dönemin İstanbul’u, herkesin para kazanacağı bir yerdir. Kervanla İstanbul’a gelen öykünün başkarakteri, zanaatının bulunmadığı nedeniyle uşaklık yapmaya kadar verir. Durmuş burada sabır ve tevekkülle sınanır. Bir musibetin bin nasihatten daha iyi olduğu anlatılmaya çalışılır.

En Sevilen Sesli Kitapları Hemen Şimdi Dinleyin!

İhtiyar kalktı, “Yolun açık olsun. Al şu hediyelerimi, anana götür” diye ona iki büyük somun uzattı. Durmuş içinden, “Hay münasebetsiz herif, şu gönderdiği hediyelere bak!” diye kızdı. Ama belli etmedi. Somunları aldı. Kahveye geldi. Heybesine koydu. Sılacılarla beraber Üsküdar’a geçti. Handa bekleyen beygirlere bindiler. Geceleyin, ay aydınlığında yola düzüldüler. Dere tepe, düz gittiler. Dağlar aştılar. Bir gün, bir ormanın kenarında taşkınca bir suya rastgeldiler. Geçecek yerini bulamıyorlardı. Durmuş, bu kadar bir su karşısında hemşerilerinin ürkekliğine güldü. Atını suya sürecekti. Tam bu esnada efendisinin verdiği öğüt aklına geldi:

Dizgini topladı. Atının ön ayakları suyun içinde idi. Yanındaki arkadaşı durmadı. Atını sürdü. İki adım atmca birdenbire suyun içinde kayboldu. Çıksın diye beklediler. Çıkmadı. O vakit civarda bir çoban buldular. Suyun geçilecek yerini öğrendiler. Meğerse orası bir girdapmış… Durmuş, efendisinin öğüdünü hatırlayarak, atını o zavallıdan evvel sürmediğine şükretti. Bir senelik hakkını helal etti. Yolda hemşerileri ona yiyecek de veriyorlardı. Bir gün karnı çok acıktı. “Efendinin hediye gönderdiği şu somunlardan birisini koparıp yesem” dedi. Elini heybesine atarken tam bir senelik emek sarf ederek işittiği öğüt aklına geldi:

(Tanıtım Bülteninden)

En Sevilen Radyo Tiyatrolarını Hemen Şimdi Dinleyin!

Yazar Açıklaması

Ömer Seyfettin’in, neredeyse bütün eserleri yetişme çağındaki çocukların bilinçlenmesine dayalıdır. Tarihsel perspektife bağlı kalarak günlük olaylardan, hatıralardan, masal ve efsane hikayeleri yaratmıştır. Ömer Seyfettin kendine has biri dili ve anlatım tekniği vardır. 1911 yılında Genç Kalemler dergisinde yayımlanan hikâyeleriyle ün kazanmıştır. Seyfettin 1884 yılında Gönen’de doğup, 6 Mart 1920’de İstanbul’da hayatını kaybetmiştir.

Bizleri FacebookInstagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Ayrıca Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!

Yorum Yazın:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.