İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI HAKKINDA YAZILMIŞ EN İYİ ROMANLAR

İkinci Dünya Savaşı’nın en zorlu cephe hattı: Stalingrad. Normandiya’dan Hitler’in Kartal Yuvası’na kadar. Biyografilerden, röportajlara İkinci Dünya Savaşı hakkında kaleme alınmış en iyi eserleri Sesli Kitap Arşivi olarak sizler için listeledik. Tek bir cepheden geçmeyen bu savaş, hiçbir zaman unutulmayacak anılara ve yıllarca silinmeyecek acılara sahne oldu. Dünyayı bir daha eskisi gibi hatırlamayacağımız savaş içinde çok sayıda kitap kaleme alındı. Ve ne yazık ki acı bir ilhama neden oldu. Sizlere sunacağımız En İyi Kitaplar listesinde, savaş yeniden yorumlanmış, gözlerden kaçmış ve ürkütücü anılarla dolu. Stratejilerden, kitle imha silahlarına ve de dehşet yok ediciliğe kadar. Bu savaş insanlık tarihinin tanıklık ettiği en acımasız olaylara sahne oldu. Savaşın en acımasızlığını gözler önüne seren “İkinci Dünya Savaşı Hakkında Yazılmış En İyi Kitaplar” listemizi gelin birlikte göz atalım.

Ian Kershaw – Hitler 1836-1936

“Daha önceki bütün anlatıları hükümsüz kılıyor. Mükemmel bir tarihçinin yazabileceği usta işi bir biyografi.”

“21.yüzyılın Hitler biyografisi… Mesafeli, temkinli, zekice temellendirilmiş olgulara dayanan gerçekçi bir yaklaşım… Kershaw pek çok farklı kaynağa dayanarak ve sahnedeki pek çok aktörle ustaca başa çıkarak, Nazi rejiminin temel dinmiklerine göz alıcı derecede duru bir açıklama getiriyor…Heyecan dolu bir okuma!”

“Hitler’in olağandışı karakterine dair bu analiz, bir romanın büyüleyiciliğini taşıyor, ancak onun mücadelesini ve yükselişini titizlikle araştırılmış tarihsel bir çerçeveye oturtuyor…Son derece rahatsız edici.Unutulmaz!”

(Tanıtım Bülteninden)

En Sevilen Sesli Kitapları Hemen Şimdi Dinleyin!

Hitler’in Generalleri Konuşuyor


“20. yüzyılın başlıca stratejistlerinden biri olan Sir Basil Liddell Hart, elinizdeki bu eserde İkinci Dünya Savaşı’nı Alman ordusunun gözünden anlatıyor. Eserin büyük ölçüde savaşın önde gelen Alman general ve mareşalleriyle yapılan mülakatlardan oluşması, Alman Silahlı Kuvvetleri’nin savaşın ilk safhasında kazandığı beklenmedik zaferler ile müteakiben yaşadığı çöküşün nedenlerini birinci ağızdan dinlemek ve etraflıca anlamak adına onu benzersiz kılıyor. Alandaki birçok eseri Türkçeye kazandırmış olan Selçuk Uygur’un akıcı tercümesi ise, hem askerî terminolojiye hâkim olanları tatmin edecek hem de bu terminolojiyle yeni tanışacakların ufkunu açacak nitelikte. Hart’ın bu eseri, askerî tarih ve strateji konularına ilgi duyanlar, özellikle de mekanize zırhlı birliklerin kara savaşında yarattığı askerî devrimi anlamak isteyenler için son derece faydalı bir eser.”

Doç. Dr. Burak Kadercan, US Navy War College

Yazar: H. B. Liddel Hart
Çevirmen: Selçuk Uygur
Yayınevi: Kronik Kitap

Çeşitli ülkelerin harp akademilerinde strateji ve taktik dersleri verip, askerî alanda otuzdan fazla kitap yazmış ve eserleri 19 dile tercüme edilmiş olan Liddell Hart, elinizdeki bu çalışmasında İkinci Dünya Savaşı’nın dünyayı değiştiren muharebelerini, onları tayin eden Alman general ve mareşalleriyle bizzat yaptığı röportajlar doğrultusunda, kendi ağızlarından aktarıyor.

Versay Antlaşması’nın sınırlayıcı hükümleri, Alman ordusunu Avrupa’daki diğer orduların aksine nasıl profesyonelleştirdi? Alman ordusu Nazi rejimini destekledi mi? Almanlar, Avrupa’nın büyük bölümünü tahayyülü güç bir süratle ele geçirmelerine imkân veren Yıldırım Savaşı, yani Blitzkrieg doktrinini nasıl benimsedi? Piyade odaklı muharebedense zırhlı birlikler ve hava kuvvetlerinin müşterek operasyonları ile hareket kabiliyetine dayalı mekanize harbi Alman ordusunda kimler destekledi, kimler karşı çıktı? Fransız ordusu ve Majino Hattı nasıl darmadağın oldu? Hitler, İngiliz ordusunun Dunkirk’ten kaçmasına neden izin verdi? Moskova banliyölerine kadar girmeyi başaran Alman ordusu Stalingrad, Kuzey Afrika ve Normandiya’da nasıl mağlup oldu? Generallerin Kızıl Ordu hakkındaki görüşleri neydi? Hitler ve generallerinin ihtilafa düştükleri hususlar nelerdi? Hitler’in zafer ve yenilgilerdeki payı neydi? Hitler’e suikast girişiminde bulunulduğu 20 Temmuz gününde orduda neler yaşandı? Almanya savaşı kazanabilir miydi?

Guderian, Manstein, Rundstedt, Student, Thoma, Bayerlein, Senger, Manteuffel, Heinrici, Kleist, Tippelskirch, Westphal ve Blumentritt gibi önde gelen Alman general ve mareşalleri, bu gibi hususları tanıdıkları ve itibar ettikleri Liddell Hart’a açık yüreklilikle anlatıyor. Hitler’in Generalleri Konuşuyor, geçtiğimiz yüzyılın önde gelen stratejistlerinden biri olan Hart’ın da değerlendirmeleriyle, okuyucuya İkinci Dünya Savaşı’na ilişkin benzersiz bir deneyim sunuyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Erwin Bartmann – Vatan ve Führer İçin

Birçok Alman gibi, Berlinli okul çocuğu Erwin Bartmann da Naziler tarafından körüklenen Zeitgeist’ın cazibesine kapıldı. Dünyanın en iyi ülkesinde büyüyor olduğuna ikna olan Bartmann, Hitler’in seçkin Waffen-SS birliği Leibstandarte’ye katılma hayali kurdu. Uzun boylu, sarışın, mavi gözlü ve sadece 17 yaşında olan Erwin’in hayali, çırak olarak çalıştığı Memeler Strasse’deki Glaser fırınından ayrılıp Berlin’deki Lichterfelde kışlasına gönüllü olarak adımını atmasıyla 1 Mayıs 1941’de gerçek oldu.

Yazar: Erwin Bartmann
Çevirmen: Selçuk Uygur
Yayınevi: Kronik Kitap

1941 yazının sonlarına doğru Sovyet Cephesi’ne varan Erwin, 4. Bölük’e bağlı bir ileri muhabere mangasında vazifelendirildi ve çok geçmeden hayatta kalmanın şansa veya bir koruyucu meleğin himayesine bağlı olduğunu keşfetti. Bir şarapnel parçasının destansı Kursk-Prohorovka Muharebesi sırasında akciğerine saplanmasıyla iyi şansı 11 Temmuz 1943’te son buldu. Bir nekahet döneminin ve Unterscharführer’liğe yani astsubaylığa terfiinin ardından, Berliner Ring Otobanı’nın doğu kısmına yakın bir noktada konuşlanmış olan Eğitim ve İkmal Taburu’nda makineli tüfek eğitimciliğiyle görevlendirildi. Kızıl Ordu’nun Seelow Tepeleri’ne yönelik büyük taarruzu başladığında, artık Regiment Falke’yle birleştirilmiş olan Erwin’in birliği, Oder Nehri’nin yakınlarındaki Berlin-Frankfurt Otoban’ının güney kanadına gönderildi. Erwin, Alman savunmalarının çok geçmeden çökmesi ve Hitler Almanyası’nın sonunun kaçınılmaz hâle gelmesiyle, hayatta kalmak için mücadele etmek ile SS’in “ölümüne sadakat” yeminini ifa etmek arasında tercih yapmak zorunda kalacaktı.

Hitler Almanyası’nda büyüyen sıradan bir çocuğun yaşantısından, Sovyet cephesindeki dehşetengiz savaşa ve bombalarla enkaz hâline dönen Berlin’e kadar uzanan bu samimi hatırat, politikaya ve askeri stratejilere boğulmadan; karın, çamurun ve yağan mermilerin arasındaki askerlerin gerçek hikâyelerini bir roman akıcılığıyla anlatıyor. Vatan ve Führer İçin, İkinci Dünya Savaşı’nı bu kez kazananların değil, kaybedenlerin gözünden görmek ve okumak isteyenler için benzersiz ve kimi zaman da şaşırtıcı bir perspektif sunuyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Antony Beevor – Stalingrad

II. Dünya Savaşı’nın Doğu cephesinde Stalingrad kenti için savaşan Kızıl Ordu’yla Mihver orduları arasındaki destansı muharebenin öncesi ve sonrasıyla anlatıldığı Stalingrad, tarihin en karanlık olaylarından birine ışık tutuyor.

“Beevor’ın anlatısı, Stalingrad Muharebesinin azametini, liderlerin megalomanlığını ve yaşanan katliamın akıl almazlığını fevkalade bir berraklıkla aktarıyor.”
-Richard Bernstein, The New York Times-

Yazar: Antony Beevor
Çevirmen: Nurettin Elhüseyni
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

İnsanların çektiği acıların ve sergiledikleri kahramanlıkların da aktarıldığı bu olağanüstü tarihi anlatı kanımı dondurdu.”
-Antonia Fraser, Sunday Times-

“Muhteşem”
-John Keegan, Daily Telegraph-

“Dahice!”
-The Times-

“Muhteşem… Harika bir tarih kitabı ama bir roman kadar sürükleyici.”
-Daily Telegraph-

“Müthiş… Bir felaketin sürükleyici hikâyesi”
-Max Hastings-
(Tanıtım Bülteninden)

Bizleri FacebookInstagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!

Yorum Yazın:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.