MIGIRDİÇ MARGOSYAN – ŞİŞLİ’DE YAĞMUR

Sesli Kitap Açıklaması

Sesli Kitap, Şişli’de Yağmur Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altında papaz mousesini dualarıyla anamı öte tarafa öbür dünyaya yolculadığımızda ben onun tekrar geri döneceğini zannediyordum olmadı gelmedi iki satır da yazmadı. Zaten yazamazdı okuması yazması yoktu köylüydü anam. Okuma yazma çağlarında okulsuzluktan okula gidememişti. Ama kendince çok daha işe yarar çok daha faydalı şeyler öğrenmişti. İyi hamur yoğurdu hamuru güzelce yoğurur kalaylı bakır seçtin içinde ekşiyip mayalanması için üstünü kalınca bir bez ile örtmeden önce sağ elimin baş parmağı ile hamurun üstüne küçük bir istavroz çizer hamurun bu noktadan ekşiyip mayalanması için de Halil İbrahim’in bereketi içinde olsun der dua ederdi.

Sizler Halil ibrahim’i tanır mısınız? Ben Halil İbrahim’i ilk kez bizim hamur teknesinin içinde tanıdım sonra da yemek masamızı çevresinde yanlış anlaşılmasın masa diye serili hasır üstüne konmuş bakırdan yuvarlak bir sini onun da üstüne konmuş bir “kuşhana” yani tencereden söz ediyorum. Kuşhana’nın içi ağzına kadar mercimek çorbası ile dolu olur. Bizler yani dedem, nenem, babam, anam, kardeşlerim çöker otururuz hasırın üstüne sininin çevresine ellerimizde birer tahta kaşık girişiriz kuşadaki sıcak çorbaya kaşıklarız ha babam kaşıklarız. Halil İbrahim bütün beti bereketi ile mercimek çorbasına ve ona eşlik eden birkaç baş kuru soğana tandır ekmeğine dönüştüğünde elimizden yakasını kurtaramaz ve bizler büyük bir iştahla onu kısa zamanda hallederiz. Yemek yerken hiç konuşmayız sadece yeriz konuşan aç kalır. Ayrıca yemekte konuşmak zaten günahtır.

Yazar: Mıgırdiç Margosyan

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar Açıklaması

Mıgırdiç Margosyan, 23 Aralık 1938’de Diyarbakır’ın Hançepek Mahallesi’nde (Gâvur Mahallesi) doğdu. Ortaokuldan sonraİstanbul’a göç etti. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. 1966-1972 yılları arasındaSurp Haç Tıbrevank Lisesi’nde felsefe, psikoloji, edebiyat öğretmenliği ve okul müdürlüğü yaptı. Daha sonra öğretmenliği bırakarak ticarete atıldı.Edebi çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Öyküleri günlük Ermenice Marmara gazetesi’nde yayınlandı. Margosyan, Ermenice yazan yazarlaraverilen Eliz Kavukçuyan Vakfı Edebiyat Ödülü’nü (Paris-Fransa) 1988 yılında, “Mer Ayt Goğmerı” adlı öyküler derlemesiyle aldı. Daha sonra Dikris Aperen, adlı ikinci ermenice öykü kitabını yayınladı. Türkçe hikaye kitapları ise “Gavur Mahallesi, Söyle Margos Nerelisen, Biletimiz İstanbul’a kesildi” okurun büyük ilgisini çekti.

Bizleri FacebookInstagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Ayrıca Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!

Yorum Yazın:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.